Hürriyet Gazetesi ile TEMA Vakfı, 3 okunmuş gazete getirene 1 Hürriyet Gazetesi’nin ücretsiz olarak verildiği, bir geri dönüşüm kampanyası başlattı. Kampanya Ekim ayı boyunca sürecek ve geri dönüşümünden elde edilen gelir TEMA Vakfı’na bağışlanacak.

Peki bu kampanya, modern sürdürülebilirlik kriterlerine ne kadar uygun?

1. Kampanya’nın sadece Ekim ayı ile sınırlı olması, bunun bir sürdürülebilirlik projesi olmadığını gösteriyor. Modern atık yönetimi modellerine uymak yerine, eski moda bir halkı bilinçlendirme projesi tasarlanmış. 1990’ların zihniyetine daha uygun, ama 2000’lerin sürdürülebilir kalkınma düşüncesine uzak.

2. Türk basınında yenilikleri hayata geçirme ve liderlik konusunda en iyi marka olan Hürriyet Gazetesi yine sektörünün önünde bir adım atmayı başardı. Ancak onlara, bunu gerçek bir sürdürülebilirlik projesi olarak uygulamak yakışırdı. Geri dönüşümü sürekli hale getirecek ve gazetenin tablet üzerinden okunma oranını artıracak bir kampanya yapılması gerekirdi.

3. Kampanyanın faydaları arasında geri dönüşümle doğal kaynakların korunacağı aktarılmış. Oysa bu gerçeği yansıtmıyor. Bu tip, sürekliliği olmayan uygulamalar ile doğal kaynaklar kurtulmaz. Örneğin, daha az ağaç kesileceği ifade ediliyor. Bu bir varsayım. Gerçekte öyle olmayacak. Doğal kaynakların gerçekten kurtulması için, sanayide ağaç kesilerek yapılan toplam üretimin azaltılması gerekir. Bir ayda toplanacak geri dönüştürülmüş kağıt ile ağaçlar kesilmekten kurtulmaz. ABD’de, sürdürülebilirliğe ve kurumsal sorumluluğa hizmet etmeyen bu tip projelere “green washing” (yeşile boyama) deniyor.

4. Hürriyet bu konuda dünyaya örnek olmak istiyorsa:

  • Gazetenin tıpkı baskısını tüm tüketici elektroniği cihazlarına uyumlu (responsive) hale getirmelidir. Hürriyet her ne kadar bunu şimdilik “tüm mecralarda yer almak” olarak anlıyor olsa da, halen gazetede üretilen içerik insanların tüketmeye daha çok alışık oldukları ve çok daha entelektüel bir içerik. Bu da kağıt tüketimini artırıyor.
  • Gazete içeriği ile Hürriyet Dünyası içeriği arasındaki ten uyuşmazlığını gidererek, müşterilerin üretilen her türlü içerikten, gazetede bulduğu tatmini bulmasını sağlamalıdır. Böylece kağıttan okuma alışkanlığını azaltarak zamanla daha fazla doğal kaynağı kurtarabilir.
  • Atık yönetimini (okunmuş gazetelerin toplanmasını) sürekli hale getirmelidir. Buradan elde edilecek gelirin bir kısmını proje geliştirmeye aktarmalıdır.
  • Okunmuş gazetelerin toplanmasını sadece bayilerde değil, dağıtım yaptığı tüm coğrafyada her noktada etkin hale getirmelidir.

5. TEMA Vakfı, doğal kaynakların korunması konusunda çok daha cesur adımlar atmalı. Bu haliyle, çevreci projelerin halka sunumu eski moda kalıyor ve dünyayı yakalama şansımızı daha da zora sokuyor.

HÜRRİYET’İN KARNESİ:

Hürriyet yine sektörünün önünde. Evet ama yetmez. Hürriyet gibi bir markaya, liderliği Birleşmiş Milletler tarafından yapılan “sürdürülebilir kalkınma” hedeflerine uygun projeler yapmak yakışır. Bu tip nostaljik çevre koruma söylemleri hem gerçeği yansıtmıyor, hem de modern dünyanın gerisinde kalıyor. Hürriyet’in bu uygulamayı hiç zaman kaybetmeden sürekli hale getirip, üzerine yeni adımlar da atması gerekiyor.

TEMA VAKFI’NIN KARNESİ:

TEMA’nın bu projeyle kamuoyunda yeniden farkındalık hedeflediği aşikar. Muhtemelen TEMA yönetimi, Hürriyet ile yapılan bu projenin reklam eşdeğerine ve elde edilecek toplam gelire bakıp mutlu da olacaktır. Ancak biz bu naif ve eski moda bakış açısını eleştirmeliyiz. Türkiye’ye yakışan, 21. yüzyıla uygun modern projeler ve uygulamalar yapmaktır.