16 Nisan referandumu öncesinde kamuoyu araştırmaları medyaya haber konusu olurken, Hürriyet Gazetesi’nin 16.03.2017 tarihli sayısında gazetenin Ankara temsilcisi Hande Fırat’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı bir söyleşide bu konuyla ilgili küçük bir soru yer aldı.

Hande Fırat’ın “anket yaptırıyor musunuz?” şeklindeki sorusuna Devlet Bahçeli şöyle yanıt verdi: “Hangi güvenli şirket var. Kamuoyu araştırması yapan yok. Kamuoyu oluşturmakla görevlendirilme var.”

Bahçeli’nin verdiği yanıtın tümü bu mudur bilmiyoruz, ancak gazeteye yansıyan kısmı bu. Bahçeli, soruya dolaylı bir yanıt vererek, kimseye güvenmedikleri için anket yaptırmadıklarını ifade ediyor. Bu cevaptan çıkan en önemli anlam ise (mutlaka her araştırma şirketi değil ama) bazılarının seçim öncesinde kamuoyu oluşturmak (veya kamuoyunun bir kısmını etkilemek) amacıyla araştırma verisi veya seçim sonucu tahmini dizayn ettiği… Bahçeli haklıysa, araştırma değil, tasarım…

MHP lideri Bahçeli basına çok sık konuşmayan bir lider. Hürriyet’e verdiği bir söyleşide, gündemi değerlendirmekten ziyade keşke biraz daha MHP yönetimine ve kendi liderliğine yönelik ayrıntılar da içerikte yer alabilseydi diye düşündüm okurken. Bahçeli’nin parmağındaki yüzüğün detayları ve Hande Fırat’ın “Beşiktaş’ı nasıl buluyorsunuz” şeklindeki sorusu haricinde bir şey yoktu.

Bu anlamda anketlerle ilgili olarak bu kısa yorum bile önemli. Tahmin ettiğimiz gibi bir yanıt olması bakımından, Türk siyasi partilerinin kamuoyu araştırmalarından nasıl fayda elde edebileceklerine dair henüz net bir görüş ve model ortaya koyamadıklarını gösteriyor. Bahçeli’nin ketumiyetini de hesaba katarsak, MHP yönetimi hiçbir araştırma yaptırmamıştır sonucu çıkarmıyorum buradan.

Ancak Bahçeli, herkesin aklındaki makul şüpheyi dile getiriyor ve “kamuoyu araştırması yapan yok, kamuoyu oluşturmakla görevlendirilme var” diyor. MHP liderinin referandumda “Evet” kampanyası yürütüyor olması nedeniyle bu tespiti oldukça ilginç. Çünkü son dönemde medyada yer alan kamuoyu araştırması haberlerinin ortak noktası, yüzde 55’in üzerinde “Evet” çıkacağına işaret ediyor olmaları. Yüzde 60 “Evet” bulan da var. Tabi “Hayır” kampanyası da boş durmuyor, onların da “yüzde 55 Hayır” buldukları anketleri var.

Bahçeli belli ki buradaki amacı doğru tespit etmiş. Araştırmacılara güven duymuyorsanız, onların getireceği veriler de bir işinize yaramayacaktır. Bu anlamda Bahçeli haklıdır. Kurt bir siyaset adamı için beklenen bir tavırdır. Peki bu durumda MHP bir anket veya yoklama yaptırmamalı mıdır?

Araştırma sektöründe herkes mi güvenilir değildir? Her şirket mi birileri tarafından görevlendiriliyor ve bir yerlere kasıtlı servis yapıyor? Bir de şu soru eklenmeli: Siyasi araştırma yaparken hedef seçimin sonucunu doğru tahmin etmek midir? Siyasi partiler neyi bulmak için araştırma yapar?

   Siyaset neden ‘big data’ ile çalışmıyor?

2014 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde araştırma şirketleri bir güven krizi yaşayınca, TÜAD (Türkiye Araştırmacılar Derneği) bir denetleme çağrısı yapmış ve bu çağrıya sadece KONDA olumlu yanıt vermişti. Koca sektörde sadece KONDA’nın incelendiği denetimde şirketin yaptığı seçim araştırmalarının mesleki ve teknik kurallara uygun olarak yapıldığı belirlenmişti.

Denetlenmeye izin veren tek araştırma şirketi olan KONDA’nın en önemli özelliği ise yaptığı seçim araştırmalarının sonuçlarını medya ve kamuoyu ile paylaşmıyor olması. Bu da sanırım neden denetime daha rahat girdikleri konusunda bir fikir veriyor. Belki Sayın Bahçeli’ye de bir fikir verir.

Diğer araştırma şirketleri kendilerini denetlettiriyor olabilir, bunu bilmiyorum. Bahçeli’nin işaret ettiği türden bir görevlendirmeye gerek bile kalmadan nasıl bir sonuç bulmanın etkili haber olacağına kafa yoranlar olabilir. Her sektörde olabilecek bu türden fason işleri bir kenara koyacak olursak; çok düzgün iş yapan ve daha da önemlisi, yakın oldukları partinin önüne çıkarak “şu tarafta sonuçlar iyi değil, ciddiye alın” diyecek kadar yapıcı, dostane ve dürüst çalışanlar da var.

Ak Parti’nin, ta kuruluşundan evvel kamuoyu araştırmalarına önem verdiğini, düzenli olarak bunları yaptırıp sonuçları arasında belli bir izleme ve anlam çıkarma çalışması yaptığını biliyoruz. Ak Parti araştırmalardan faydalanma konusunda çizgisi çok belli olan bir siyasi parti. Tabi sonuçlarını nasıl ele aldıkları ve değerlendirdikleri konusu, araştırmanın dışında, siyasi akıl ve etikle ilgili bir alandır.

Ak Parti, araştırmalardan gelen verileri doğru analiz ediyor ancak doğru projeleri üretmiyor olabilir veya araştırmalardan gelen verileri analiz etmek yerine başka bilgilere öncelik veriyor da olabilir. İster doğru ve dürüst bir araştırmadan gelsin, ister başka kaynaklardan gelsin, verilerin karar alma süreçlerinde doğru bir şekilde işlenmesi ayrı bir yönetim marifetidir. Yönetim ilimlerinde güncel tartışma konusu araştırma yaptırıp yaptırmamak değil, elde edilen ve sürekli değişen big datanın nasıl okunması gerektiği ve karar alma süreçlerinin nasıl daha etkili bir hale getirilebileceğidir.

Veri okuma, analiz ve karar alma süreçlerini etkin yönetme bakımından, MHP’yi veya hükümeti yönetmek ile Coca-Cola’yı veya Akbank’ı, MasterCard’ı veya Apple şirketini yönetmek arasında bir fark yoktur. Hatta bu anlamda Coca-Cola yönetimi herkes Coca-Cola içsin diye işlerini tasarlarken, bir ülkeyi yönetme iddiasında olan siyasi partiler nasıl olup da “bizi beğenmeyen oy vermesin” gibi bir düşünce ve eylem rahatlığında olabilmektedir, anlamak güç.

Araştırmanın görevi sonuçları bilmek değildir

Siyasette araştırmalara ve araştırmacılara güvenebilmek için önce belli prensipleriniz olması gerekir diye önerebilirim. Merak edenler için yapılması gerekenleri şöyle özetleyebilirim:

   Kamuoyu araştırması yapalım mı?

  • Siyasi partilerin düzenli olarak kamuoyu araştırması yaptırması gerekir.
  • Araştırmayı hangi şirketin yapacağı konusundaki kararı, sahibi veya yöneticilerinin mesleki bakış açılarına ve şahsi ahlâklarına bakarak vermek mümkündür. Bir siyasi parti, eğer çalışma tarzına eminse, sürekli aynı araştırma şirketiyle çalışmalı, verilerin sürekliliğinden elde edilecek analitik faydalara, tekil bir araştırmanın sonuçlarından daha fazla önem vermelidir.
  • Siyasi partilerin kendi araştırma şirketini kurabilecek kadar bütçesi de mevcuttur.

   Kamuoyu araştırması ile ne elde edilir?

  • Bir seçim araştırmasının asıl amacı, seçim sonuçlarını doğru tahmin etmek değildir. Araştırmacı, seçimden hangi sonucun çıkacağını göstermeye çalışıyorsa, kendisine siyasi pozisyon arıyordur.
  • Seçim araştırmaları esas olarak, seçmendeki eğilimlerin anlaşılması için yapılır.
  • Seçmen eğilimleri, siyasi partinin kampanya konularını, modunu, mesajlarını, dilini belirlemek adına takip edilmelidir. Seçmendeki genel değişimler, partinin uzun vadede siyasetteki rolünü ve misyonunu belirlemesi ve/veya toplumla birlikte dönüşebilmesi adına da takip edilmelidir.
  • Her seçimin başlıca bir konsepti vardır. Kimi seçimde seçmen için konsept ekonomidir, kimisinde ise güvenliktir, bir diğerinde milli egemenlik. Doğru olan MKYK’nın tahminleri değil, seçmenin ana gündeminde konseptin ne olduğunu fark edebilmektir.
  • Seçim öncesi kampanya dönemlerinde, ülkedeki genel memnuniyet puanının sonuçlara direkt etkisi olduğu görülmektedir. Genel memnuniyetin ve alt başlıklarının ölçümlenmesi çok önemlidir.

Özetlemek gerekirse; “bu pazar seçim olursa kime oy vereceksiniz” sorusuna yanıt aramak, siyasi iletişimde abesle iştigaldir. Haber değeri vardır belki ama veri olarak bir değeri yoktur. Üstelik son ABD başkanlık seçimi (2016) gösterdi ki, seçmen Trump’a oy verecek gözükmemek için anketçiye “Clinton’a oy vereceğim” diyebilmektedir. Seçmen (veya tüketici) her zaman gerçeği söylemez.

Bir siyasetçinin seçmenden elde ettiği veriden daha önemlisi, seçmenin kendi gerçeğini bildirip bildirmediği konusundaki netliktir. Burada yanılgıya düşmemek adına araştırmaların sürekliliği size hangi veriye daha çok inanabileceğiniz konusunda ciddi bir fikir verecektir. Benzer şekilde, yönetimde (merkezde) oluşan kanı ile sahadan (teşkilattan) gelecek kanı arasındaki farklara bir anlam verebilmek için de mutlaka araştırmaların sürekliliği doğru kararların alınmasında etkili olur.