8 Ekim 1998 – Marmara Adası
Ben 15 Temmuz 1975 günü bu dünyada yaşamaya başladım. Zamanla çok şey öğrendim. Sonra zamanla, öğrendiklerimi değiştirip yeni şeyler öğrendim.
Yaşadıkça, gördüğüm yeni şeyler, eskiden görüp öğrendiklerimin yerini aldı. Göreceklerim, bugün bildiklerimin yerini alacak.
Bunca zamanda hiçbir şeyin gerçek olmadığını, kalıcı olmadığını, bağlanılacak kadar önemli olmadığını gördüm. Gözümüzün gördüğü herşeyin sanal olduğunu, güzel görünenin inandırıcı olmadığını gördüm.
İnsanların teknolojide ilerledikçe dünyayı bozduklarını, insanların birbiriyle daha iyi iletişim kurmak için yaptıklarıyla birbirlerinden daha da uzaklaştıklarını ve daha yabancılaştıklarını gördüm.
İnsanların gördükleri ve duydukları herşeyi gerçek zannettiklerini gördüm.
Her insanın dünyayı kendi bildiği kadar yorumlayabildiğini ve herşeyi bilmek için çaba harcamadığını gördüm.
İnsanların önce birbirlerini sevdiklerini söylediklerini, sonra da birbirlerini sevmediklerini söylediklerini gördüm.
İnsanların doğru sorular sormadıklarını ve bundan dolayı doğru cevaplar yerine anlamsız cevaplar için kafa yorduklarını gördüm.
İnsanların kendi ürettikleri şeylere kendilerinin esir düştüklerini gördüm.
İnsanların herşeye isim koyduklarını, sonra bu isimler hakkında tartıştıklarını gördüm.
İnsanların çok konuştuklarını, buna rağmen birşey anlatmadıklarını gördüm. Kelimeler üzerinde çok durduklarını ama kelimelerin ne anlama geldiğini bilmediklerini gördüm.
İnsanların sürekli hareket edip, o kadar üretmediklerini gördüm.
İnsanların birşeye sahip olmadıklarını buna rağmen herşeyi sahiplenmeye çalıştıklarını gördüm. İnsanların şekil için çalıştıklarını, şeklin hiçbir değer taşımadığını gördüm.
İnsanların bedenlerinin bir aktörün film çekimi için giydiği kostüm gibi olduğunu, her film için giyilen onlarca kostümün insanlara değişik roller verdiğini gördüm. İnsanların tutkuyla bağlandıkları ve yarıştırdıkları vücutlarının salt bir et parçası olduğunu gördüm.
Zamanın dünyada çok yavaş geçtiğini, uzun zamanların değerlendirmesine bakılınca herşeyin ne kadar büyütülmeyecek şeyler olduğunu gördüm.
İnsanların kendileri dışında birşeyi tanımak için endişe duymadıklarını, kendilerini de iyi tanımadıklarını gördüm.
Kabul olunan herşeyin bir zıddı olduğunu gördüm.
23 yıl yaşadım ve hiçbir şey olduğumu gördüm.
23 yıl yaşadım ve hiçbir şey olduğunu gördüm.
Bir gün buradan başka bir yere yapacağım yolculukla hiçbir şeylerden, birşeylere gideceğim.
Ve o birşeylerin hiç bir şey olduğunu göreceğim.