Heeey Türkiyeli gençler, eğleniyor muyuz? Vaaaaooov…

Birinci hedefin, kişisel özgürlüklerinin sınırlarını kendi kendine belirlemek ve bunu ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Kişisel bilgisayarın ve cep telefonun senin en değerli hazinendir. İstikbâlde dahi seni bu hazineyi doyasıya tüketmekten mahrum etmek isteyecek öğretmenler, müdürler, patronlar olacaktır.

Bir gün, babanın arabasıyla neden hava attığın veya neden parayla üniversite diploması aldığın konusunda kendini müdafaa mecburiyetine düşersen, seni bu konuda eleştirenlerin haddini bildirmek için kimle konuştuğunu, sana öğüt veren büyüklerinin yaşını başını, hayat tecrübesini düşünmeyeceksin. Bu tecrübe ve akıl sahibi büyükler, çok namüsait bir zamanda (mesela tam giyinmiş süslenmiş arkadaşlarınla buluşmaya giderken veya whatsapp’ta kankanla yazışırken) seni eleştirmeye kalkabilirler. Ne zaman, ne yapman gerektiğini sana öğütleyen büyükler, senin ve arkadaşlarının ailelerinde emsali görülmemiş bir ahlâkın ve medeniyetin mümessili olabilirler.

Biraz hayatın gerçeklerini gördüğün zaman, yaşadığın pembe dünyanda, bütün keyfin kaçmış, bütün e-maillerine ve mesajlarına izinsiz girilmiş, cep telefonundaki bütün numaralar silinmiş, bütün dost zannettiğin arkadaşların kendine farklı bir dünya kurmuş ve hatta yeni bir cep telefonu satın almandan tam bir gün sonra onun bir üst ve daha parlak modeli piyasaya çıkmış olabilir. Bütün bunlardan daha elim ve daha vahim olmak üzere, evde veya okulda cep telefonun çekmeyebilir, kontörün bitebilir ve hatta twitter hesabın spam yiyor olabilir. Hatta sevgilin sana olan sonsuz aşkını, başkalarının duygusal emelleriyle tevhid edebilir. Yazın bikini giyeceğim diye anoreksiyadan veya solaryumda yatmaktan harap ve bitâp düşmüş olabilirsin.

Heeey kanka! İşte bu şartlar içinde bile gidip saçlarına yeni bir şekil verecek, altına kıçında durmayan bir kot çekerek dünyaya boş verip televizyondaki dizilere takılacaksın. Muhtaç olduğun geyik ve boş laflar, her yerde mevcuttur.