1. Fatih Terim’in teknik direktörlük görevine son verildi. Ancak Terim’in G.Saray kongre üyeliği ve Divan Kurulu üyeliği görevleri sürüyor. Bu açıdan, Terim G.Saray’dan değil, sadece Florya’dan gönderilmiş oldu.
2. Fatih Terim’in medya ile ilişkileri, Ünal Aysal ve yönetimine göre çok daha güçlü ve başarılı. Bundan sonraki süreçte medya üzerindeki etkisini, Ünal Aysal’dan çok daha etkili kullanacaktır.
3. Fatih Terim’in milli takımdaki görevi nedeniyle gelecek aylarda sürekli olarak gündemde kalacak olması kendisi için bir avantaj. Terim’in sürekli gündemde olması, Ünal Aysal ve yönetimi için bir handikap olacak. Üstelik Terim’in milli görevi üstlenmek için bir ücret talep etmemiş olması, kamuoyu nezdinde kendisine duyulan saygı ve haklılık duygusunu artıracak.
4. Gelecek günlerde Ünal Aysal’ın eline geçebilecek tek olumlu koz, milli takımın Brezilya vizesi alamaması olur. Ancak Aysal böyle bir sonuçtan açık bir avantaj sağlayamaz. Diğer yandan, Terim yine imkansızı başarır ve milli takım Brezilya’da yapılacak Dünya Kupası’na katılım hakkını elde ederse, Terim milli kahraman olarak bir kez daha güçlenir.
5. Ünal Aysal’ın, Terim’in yerine çok daha deneyimli bir teknik adam ile anlaşması Aysal’ın krizini hafifletir. Aysal camiaya hesap verirken en azından adaylar arasındaki en güçlü ismi alabilmiş olmakla kendini savunabilir. Bu tarife uyan isimlerin Jupp Haynckes ve Mustafa Denizli olduğunu da açıkça söylemeliyim.
6. Yeni teknik direktörün adaptasyon sorunu, oyuncularla kritik ilişkiler, mevcut oyuncu kadrosunun yönetilmesi zor bir ekip olması, Şampiyonlar Ligi’ndeki zor rakipler, olası bir elenme, takım içinde kavga, Süper Lig’de alınabilecek puan kayıpları gibi oldukça sıkıntılı konu başlıkları Ünal Aysal ve yönetimini bekleyen kriz konuları olacak.
7. Terim’in milli değerlere vurgu yaparkenki sahiciliği, Ünal Aysal ve yönetimine göre yine güçlü olduğu bir yön. Böylece, Terim’in ulusal çapta çok çeşitli paydaşlardan ve geniş kitlelerden destek bulması da kolaylaşıyor. Aysal’ın elindeki tek milli değer vurgusu ise, G.Saray takımının Avrupa kupalarında alabileceği olası bir başarı. Yaşanabilecek bir sportif başarısızlıkta faturanın Ünal Aysal ve yönetimine çıkarılacağı şimdiden kesin gibi.
8. Yaşananlar daha çok konuşulacak. Terim’i gönderme kararına rağmen Ünal Aysal hala kafalardaki soru işaretlerini izah edebilmiş değil. Kovulma kararıyla Fatih Terim’in krizi bitti ve önüne yeni fırsatlar açıldı. Oysa Ünal Aysal bir süre daha haklılığını anlatmayı başaramazsa kriz kendisi için sürekli olarak derinleşecek. Camianın bu gibi durumlarda dengesini sağlayan, frene basan, sakinleştiren, ara bulan isimlerini de yeni yönetime almadığı için muhtemelen bu krizi asla kendi lehine çevirme fırsatını yakalayamayacak.
FATİH TERİM’İN KARNESİ:
Bu krizde Fatih Terim’in avantajları daha fazla. Üstelik milli bir görevi devralmış olması adeta kendisini bu süreçte yıkılmaz hale getiriyor. G.Saraylı taraftarların tam desteğini de kazanmış durumda. Bu nedenle Fatih Terim’e bu krizden tam not vermek gerekir. Terim’in yeni dönemde dikkat etmesi gereken tek unsur, G.Saray camiasıyla veya Aysal yönetimiyle hiç bir polemiğe girmemesi. Terim, kendisini mindere çekmeye çalışacak kişilere karşı sessiz kalmalı.
ÜNAL AYSAL’IN KARNESİ:
Ünal Aysal’ın kriz yönetiminde başarısız olduğunu söyleyebilirim. Bunda Türkiye’deki deneyimsizliği rol oynamış olabilir ancak yöneticilerin kendisini bu gibi durumlardan en az zararla, mümkünse de başarıyla çıkaracak danışmanları olması gerekir. Belli ki, Aysal böyle bir uzman ekip desteği almıyor veya dinlemiyor. Aysal’ın krizini soğutacak tek olasılık, sezon sonunda gelecek bir şampiyonluk olacak. Bunun dışındaki her sonuçta, Ünal Aysal yeni bir kriz yönetmek zorunda olacak.