Pist yaparsak yarışları bize de verirler diye pist yaptık ve pist yaptık diye yarışları bize de verdiler. Böylece F1 işine biz de bir yerinden girdik artık hayırlısıyla. İlk yarış koşuldu ve ben de koşarak bu F1 denen şeyi yerinde inceleyip hemen bir rapor hazırladım.
Öncelikle bu F1 yarışlarında belli başlı bazı tasarım hataları var. İlk dikkatimi çeken, pistin yeteri kadar uzun olmadığıydı. Pist kısa geldiği için araçlar, aynı pistte dön babam 80 tur attılar. Madem bir pist yapacaksınız, cimrilik etmeden adam gibi ödenek ayırın, yaptırın 400 km pist, yarış bir turda bitsin. Hem bu sayede yavaş gidenlere tur bindirme ve bu nedenle kaza yapma derdi de kalmaz!
Sonra gördüm ki, bu kısacık pistte aşırı hızlı gidiyorlar! Bu F1 pilotlarının hepsi gencecik delikanlılar, heveslerini alamamışlar daha. Böyle araç kullanılır mı? Sonra kaza bela olunca uğraş dur; zabıt, alkol muayenesi, kasko öder-ödemez o da ayrı dert.
Şakası yok insan hapislerde çürür, bu kadar hızlı gidecek ne var? Bu araçların başına derhal, yaşını başını almış, direksiyon başında otuz yılı devirmiş, bismillah demeden yola çıkmayan, aklı başına adamlar bulunmalı. Yarışta izlediğimiz gençlere de aracın arkasında bir koltuk yapılıp, oradan usta şoförü izleyerek öğrenmesi sağlanmalı. Zaten hatırlarsanız bir tanesi İstanbul’a daha önce gezmeye diye gelmiş ve köprüden kaçak geçti diye ceza yemişti!
Yarış sırasında pit-stop denen bir bölüm var. Burada araca bakım yapılıyor, benzin takviye ediliyor filan… Buradan da anlaşılacağı gibi, F1 takımlarının planlama safhasında sorunlar var. Onca yıldır yarışmalarına rağmen hala bir yarışta ne kadar benzin gidiyor bunu baştan hesap edemiyor musun kardeşim? Ben kabaca ölçtüm ve ne kadar lazım geldiğini buldum. Fullersin depoyu daha yarışın başında, sonra dur-kalk yapmazsın dolmuş gibi.
Lastikler de aşınıyor, e ben de o sıcak asfaltın üstünde yüklensem benim arabaya saatte bilmem kaç yüz kilometre hızla, onun da lastikleri dayanmaz. Her pit-stop’ta araca bakım yapacağına, İstanbul’a yarıştan kaç gün önce gelmişsin… Kurtköy pistine yakın mesafede Bostancı’da oto sanayi var. Git orada ustasına adam gibi baktır! Yarış başlayınca akılları başına geliyor adamların. Hayret bir şey!
Bilindiği üzere bu yarış arabalarının aerodinamiği çok önemli. Her takımda kaç bilimadamı bu işe bütün sezon boyunca kafa patlatıyor. Ben de çorbada tuzum olsun diyerek birkaç tasarım geliştirdim F1 araçları için! Dikkat ettim, her araçta iki dikiz aynası var. Biri solda, biri sağda. Bunlar araca yapışık ama gövdeye yükseklik kazandırdığı için aracın hızını da engelliyor tabi.
Benim geliştirdiğim tasarıma göre, aracın ön çamurluklarını aynadan yaparlarsa, dikiz aynalarına gerek kalmaz ve araç daha kolay hızlanır. Hem bu araçların çamurluğu daha geniş olduğu için, sürücü daha büyük bir alanı görebilir. Fakat çok rica ediyorum, bu buluşumu insanlığın aleyhine kullanarak çok hızlı gidip sakatlık çıkarmasınlar. Yine de temkinli sürsünler. Varınca “ben geldim” diye ara Alonso kardeşim!