60 aylıkların okula alınmasına yönelik tartışmalar sürüyor. Bir yanda hükümet uygulamasında kararlı, diğer yanda çocuğunun o yaşta arkadaşlarının yanında altına işeyeceğini düşünen anneler endişeli. Henüz 36 aylık olmadan cep telefonu ve bilgisayar kullanmayı öğrenen 5 yaşındaki minik kardeşlerimiz okula uyum çalışmalarının yanı sıra sek-sek ve yedi taş gibi dersler görecek.

Bu yıl böyle bir sistem yapası gelen ve neredeyse her yıl yeni bir sistem yapası gelen Milli Eğitim Bakanlığı’nın aslında haklı olduğu noktalar var. Az önce de ifade ettiğim gibi minik kardeşlerimizin hayatın çetin şartlarına hazırlanması için erkenden okula başlaması bence de iyi bir fikir.

Oldu olacak, derslerle ilgili endişesi olan velilere de bazı bilgiler vererek akılları rahatlatalım. Örneğin genellikle kız oyunu olarak bilinen geleneksel sek-sek, okul bitip de askerlik çağına geldiğinde erkek öğrencilerin hayatını kurtarabilir. Yıllar boyu okuttuğunuz, yetiştirdiğiniz, büyüttüğünüz evladınız, okul bitince askere gidecek ve şansı yaver gider de ölmezse, en azından bir mayına filan basıp sakat kalacak. İşte tam da orada, tek ayaklı kaldığı zaman 5 yaşında öğrendiği sek-sek bilgilerinin faydasını görecek.

Belki biraz iyimser baktım, bilmiyorum. Ancak Milli Eğitim tarafından tamamen bilimsel yöntemlerle hazırlanan bu sistemin faydaları bu kadarla kalmıyor. Yedi taş dersi hayat boyunca çevresinde meyve veren ağaçları taşlaması, yeri gelince namusunu korumak adına kızını, bacısını taşlaması, trafikte gıcık olduğu başka bir arabadaki insana saldırmak için taş bulup atması, ne bileyim başarıya koşan bir başka Türk’ü sırtından taşlaması gibi çok çeşitli yerlerde gerekli olacak.

Ben bu sisteme faydası olacak başka dersler de önermek istiyorum:

Temel Trafik Kültürü Dersi: Bu ders kapsamında, bir gün henüz ehliyet almadan trafiğe çıkacağını bildiğimiz miniklerimizin temel trafik kültürünü öğrenmesini amaçlanır. Çocukların genellikle birbirine söylediği “pis, bok, eşek” gibi naif hakaretler yerine “direksiyon kontrolünü kaybetmeden yedi cedde ana avrat sövme” becerileri geliştirilebilir. Hem çocuklar da adam gibi küfür öğrenir. Ayrıca bu derste çocukların göz-beyin-el çabukluğunu pekiştirmek için “yeşil yanar yanmaz en arkadan kornaya basma” çalışmaları da yapılabilir. Krikoyla saldırma ve torpido gözünden silah çekme gibi beceriler de burada verilebilir.

Cinsel Gelişim ve Ön Sevişme Dersi: Nasılsa bir kaç yıla oradan buradan duyacakları saçma sapan bilgilerle cinsel gelişim yapacaklarına derste adam gibi öğretilebilir. Bu derste öncelikle, kadın-erkek ve hötöröf ayrımını dışarıdan bir bakışta yapabilme yeteneği kazandırılır. Ayrıca kadınları cinsel obje olarak görme becerileri geliştirilebilir, doktorculuk ve evcilik gibi aile içi cinsel oyunlar okula taşınarak cinsel istismar artırılabilir. Özellikle erkek çocuklara kadını “döverken sevme” ve “severken dövme” gibi üstün beceriler de bu derste verilebilir. Ön sevişme mi? Hocası yok onun ya, bahçeye çıkıp koşun işte.

İleri Eğitim Becerileri: Yeni başlayan 4+4+4 sisteminin bir yerinde nasıl olsa imam veya hatip olmak isteyecek genç dimağlar için imam ve hatipliği özendirici bir ders olarak verilebilir. İlahi duyunca ağlama, 3 saniyede Fatiha okuma, cami avlusunda koşmaca ve sucuk gibi terleme, Allah’ın adıyla bin türlü bela okuma, dışarıdan bir bakışta kim oruçlu kim değil ayırt etme, şeker bayramında kapıları gezip maksimum şeker toplama, aşure yeme gibi çalışmalar yapılabilir.

Elbette eğitim sisteminde tek değişiklik 60 aylıkların okula başlaması değil. Birinci sınıflara da Hayat Bilgisi ve Matematik gibi dersler geliyor. Şimdi bunlar fazla mı gelir diye düşünmeyin. Çocukların tüm hayat bilgisi eğitimi akşam kuşağında yayınlanan dizilerden oluşuyor.

Adam vurma, köşeye sıkıştırma, polisle dalaşma, ev içi şiddet, vurma, kırma, yaralama, dolandırma, avanta, terör, mafya, kovalamaca, kadına tecavüz, sarkıntılık, aldatma, bağırma, çağırma, küfür, oha, yuh filan gibi her türlü nezih (!) bilgi çocuklara sunuluyor. Sevmenin ve sevginin bir çıktısı olan “karşı cinse ilgi” konusu ise tamamen yasak altında. Onu göremiyorlar. Saygıyı, iltifatı, güzel konuşma sanatını göremiyorlar ama olsun, bu toplumda ihtiyaçları olmayacak.

Matematik 1. sınıflara zor gelir diye düşünmeyin. Sonuçta dört işlemi pratik bir şekilde öğrenseler yeter: Kavga için mahalleden adam Toplama, kendini zeytinyağı gibi üste Çıkarma, konuşanın sözünü Bölme, arkadaşının ağzının ortasına Çarpma gibi pratikler yapılabilir.

Bunlar da yetmez: İlk ve ikinci dört yılda öğretilmek üzere başka derslere de ihtiyaç var. Sonuçta bu gençlerin ülkemizde başarılı olmasını istiyorsak acilen şu dersleri de müfredata kazandırmalıyız:

Toplumu Bölen Düşünce Kamplarına Dahil Olma (Felsefeye Giriş) Dersi, Cemaatçilik ve Mürşide Kulluk Kültürü, Karıncanın Belini İncitmeden Adam Tokatlama Dersi, Maliyeye Yakalanmadan Defterleri Dürme Dersi, Adamını Bulup İşini Halletme Dersi, Avantadan Lavantaya Her Türlü İncelik ve Zarafet Dersi, Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yok Deyip Yine de Türklerden Nefret Etme ve Türkleri Kötüleme (Vatandaşlık) Dersi, Şirketi Dolandırıp Belli Etmeden İşe Gelme Eğitimi (İşletmeye Giriş), İleri Doktorculuk (hastayı muayene etmeyip ama ediyormuş gibi yapma) Dersi, Belaya Bulaşma (Çıkışa-Gel) Etüt Dersi, Trafiğe Çıkarak Terör Örgütünden Daha Fazla Türk Öldürme Eğitimi.

Yani ben şimdi, bir çırpıda bu önerileri geliştirdiysem, Milli Eğitim’in daha da iyisini yapacağına eminim. Zaten yeni sistem başlayalı bir kaç hafta mı ne oldu, bence bunun üzerine daha da yepyeni bir sistem getirmenin zamanı geldi ki, böylece hemen bir sonraki haftaya çok daha yeni bir sistem getirilebilsin.

Amin.