19. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ilginç bir olay yaşandı. Festivalde “En İyi Kadın Oyuncu” kategorisinde aday olan Neslihan Atagül’e “Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu” ödülü verildi. Oysa Neslihan Atagül bu festivalde beş yıl önce henüz 15 yaşındayken de aynı ödülü kazanmış.

Ödülü alırken şaşkınlığını saklamayan ve “Beş yıldır hala umut vaat ediyorum” diye bozuk atan Neslihan Atagül’e bazı önerilerim olacak:

1. Türkiye gibi bir ülkede henüz 15 yaşındayken bir film festivali jürisinden “Umut Veren Genç Kadın Oyuncu” ödülünü almışsın. Aradan beş yıl geçmiş ve bir kez daha “Umut Veren Genç Kadın Oyuncu” ödülü kazanmışsın. Bu ülkede adamın babası olsa bir oyuncuya iki kez aynı ödülü vermez. Kıymetini bil.

2. Ödülü alınca şaşırmışsın! Bunda şaşılacak bir şey yok. Her an Altın Koza Film Festivali jürisinden telefonla aranıp, ödül kazananlar yazılırken bir hata yapıldığı ve ödülü faiziyle birlikte Adana Büyükşehir Belediyesi’ne geri vermen gerektiği bildirilirse de şaşırma.

3. Sen sen ol, bu ülkede birileri seni bir şeye layık gördü mü, onlara müteşekkir ol. Ne bileyim, jüriye ve sinema dünyasına dönüp “Henüz 20 yaşımda bu ödüle ikinci kez layık görülmek benim için kelimelerle tarif edilemez. Ne diyeceğimi bilemiyorum! Sizler olmasanız ben bir hiçtim” filan de.

4. Kentin Ak Partili belediye başkanı “Biz bu festivali halkla birlikte yapıyoruz” demiş. Aman diyeyim; Adanalılar çıkıp da “ödülü sana biz verdik” diyebilir. Hemen belediye başkanına bir teşekkür ziyaretine gidip kendisine bir plaket ver ve arkasından yerel basına “emekli olunca Adana’ya yerleşmeyi ve burada yaşlanmayı düşünüyorum” de.

5. Bence, sinemadan kazanacağın parayla Adana’da arsa filan alacağını açıklarsan, seneye “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü de alabilirsin.

6. En kısa sürede bu saydıklarımı yapmazsan, hayatın boyunca bir daha değil ödül almak, Adana otobüsüne bilet bile alamazsın, emin ol.

Maalesef, bu topraklar sonsuz bir kolpalık ve yalakalık cennetidir. Dibine kadar kolpa ol.. Yeteneksiz ol.. Görgüsüz ol.. Bence olmuşken, bir de ahlaksız ol.. Yeter ki doğru kişiye yalakalık yapmayı ihmal etme. Sırtın yere gelmez.

Nabza göre şerbet ver. Arkandan oyun çevirebilecek tipte insanlarla yakın dost ol.. Sahte bir sırıtma öğren ve bunu her an, her yerde, herkese göster. Sen sen ol, sana bir yerde fırsat verene bitmek bilmez bir hayranlık duy ve bunu ona her fırsatta yeni baştan anlat. Yalakalıkla beslenenler gerçekleri değil kendilerine yapılacak komplimanları duymak isterler. Onlara duymak istediklerini anlat.

Çok sevilirsin. Sayılırsın..

Aklını başına topla derim Neslihan.

Bak, bana inanmadıysan şu notlarımı da dinle:

1. Fenerbahçeli Semih Şentürk 30 yaşına geldi. Ona hala “Genç Semih” diyorlar. O da ne yapsın, yıllardır yedek kulübesinde oturuyor ve takımda ilk 11’e gireceği günleri beklemeye devam ediyor.

2. Ajda Pekkan ülkenin tek “süperstar” kadını olmaya devam ediyor. Aslında onun bu konuda bir kabahati yok, ülke böyle istiyor. Ondan sonra gelen bir tek genç sanatçı bile süperstar olmaya soyunmadı. Milli takım futbolda yenilince 70 milyondan 11 topçu çıkmıyor mu diye kızanlar, 70 milyondan niye bir süperstar daha çıkmadığını sormuyor.

3. Ferhan Şensoy kavuğu kimseye vermiyor. İsmail Dümbüllü’den bu yana usta oyuncu tarafından kendinden sonra ustalık gösteren başka bir ortaoyuncuya verilen ve bu şekilde gelenekselleşen kavuk, Şensoy’da kaldı. Ferhan abimizin, kavuğu giderayak genç bir isme şandellemesi ihtimaline ise en azından ben biraz buzdolabı bakıyorum. Nitekim, Ferhan abimize göre belki kavuğu devredecek adam yoktur, ortaoyunu tarih olmuştur ve bu gelenek de böylece tarih olacaktır.

İşte Neslihan, ülkemizde gençlere acınır, acındıkça da sevilir. Beş yılda bir “Umut Veren Genç Kadın Oyuncu” ödülü alıyorum diye kızıp da sevimsiz gözükme.

Yaşlılar, özellikle de kafası ve ruhu yaşlı olanlar tarafından yönetilen bir ülkede.. Yaşlı olanın genç olana itibar bahşettiği (!) bir ülkede yaşıyorsun. Gençleri sırtından itip “göreyim seni koçum” derler ama bu ülkede söylenene asla inanma. Eğer ki birini geçmeye kalkarsan hemen aşağı indirirler. İyi ve faydalı bir iş yapmak yerine sıradan işlerle uğraşırsan destek görürsün.

Ajda Pekkan olmak istersen oldurtmazlar. Ama “Ajda Pekkan gibi olmak istiyorum” der ve bu konuda bir şey yapmazsan büyük alkış alırsın.

Ben senin yerinde olsam, bir-iki frikik filan verip “Giderek Daha Çok Umut Veren (!) Genç Kadın Oyuncu” ödülünü hedeflerim. Senin filmlerinle ilgili bir daha ne zaman bir yazı okuruz bilemem ama en azından anlı şanlı gazetelerin sitelerinde fotoğraf galerin her gün binlerce kez tıklanır.