Ak Parti bir şeyi çok iyi yapıyorsa o da ülkeye bence gerçek bir demokrasi getirmeye çalışıyor. Misâl, memlekette muhalefet mi yok. Ak Parti ne yapıp ediyor ve muhalefeti ayağa kaldırıyor. Ana muhalefet partisini bir uyku mu bastırdı, birden unuttukları türbanı hatırlatıp koca ana muhalefeti uykudan kaldırıyorlar.
Diyelim medya tamamen Ak Parti’nin arkasına geçti tam gaz destek veriyor, hemen medyaya çakıyor, yükleniyor, onu suçlu göstermeye kalkıyor. İşte ben buna Ak Parti’nin “Rocky Balboa” politikası diyorum. Filmi izleyenler bilir, ki film deyip geçmeyelim 6 filmlik bir seridir Sylvester Stallone’nin Rocky efsanesi. Altın Kemer sahibi bir ağırsıklet boks şampiyonudur ama ünvana tamamen bir Amerikan Rüyası (American Dream) projesi olarak ulaşmıştır.
Şöyle ki: Rocky bir tefecinin tahsilatçısı olarak ayak işleri yapmaktadır. Derken bir gün gerçek şampiyon kendisine uyduruktan ünvan maçı yapmak için inandırıcı gözükecek bir boksör arar. Amaç aslında bir şekilde ringte gözüküp yeni sponsorluk anlaşmaları yapmak ve daha çok zengin olmaktır. Şampiyon ile Rocky Balboa ringe çıkarlar ancak bu Rocky denen arkadaş –daha sonraki tüm maçlarında da olduğu gibi- ne kadar dayak yerse yesin bir şekilde yerden kalkmakta ve dayak yemeğe devam etmektedir. Diyebiliriz ki, Rocky’ye dayak yedikçe bir enerji gelmektedir. Normalde bu kadar dayak yiyen bir insanın ölmesi gerekirken, Rocky adeta her kroşede yeniden doğmaktadır. İki raunt sürmesi beklenen maç eşek de sudan gelinceye kadar devam eder. Nihayet maç biter ancak şampiyon Apollo Creed hakem kararıyla ünvanını korur. Bu film (Rocky) 1976 yılında En İyi Film dalında Oscar ödülünü kazanmıştı.
Bizim Amerikan Rüyası modelimiz başbakanımız da, Hollywoodvâri bir hikayeyle imam ya da hatip olmak üzere eğitim alıp günün birinde kendini hapiste bulduğu siyasi yolculuğunda başbakanlığa kadar yükselmiştir. Daha milletvekili bile olmadan partisine seçim kazandırmıştır. Böylece önden partisini iktidara yollayıp kendisi arkadan gelen nadir liderlerden biridir. Çünkü liderliğin tarihinde liderler önden gittikleri için bu durum olsa olsa bir istisna olabilir.
Oradan alışkanlık kalmış olsa gerek, Ak Parti iktidarda rahat durunca bir icraat yapamıyor. 2002 öncesinden bu yana muhalefet o kadar etkisiz ki, şiir-hapis üzerine kurulan mağduriyet mesajı işe yarayınca, sonrasında da “bizi engelliyorlar, bizi tutuyorlar, biz yapıyoruz bunlar bozuyorlar” gibi söylemler her seferinde Ak Parti’nin oylarını artırdı. Bunlar dedikleri kimi zaman muhalefet oluyor, kimi zaman sadece CHP oluyor, bazen asker, bazen dış mihraklar, bazen medya, bazen AB… Durumuna göre bir “bunlar” onlar. Altındaki mesaj, Ak Parti’nin yapacağı çok güzel icraatları engelleyen birileri olduğu. Ama iktidarın sandalye sayısına, yandaşlarına, gücüne bakıyorsunuz aslında istediği bir şeyi yapmak için herhangi bir engeli yok. O zaman isteseler yapacaklar. Yapmıyorlar… Vatandaşa “yaptırmıyorlar” demeleri lazım.
Muhalefet ve diğerleri uyurken Ak Parti rahat kalınca bir icraat yapası geliyor, mesela hızlı tren yapalım diyorlar. Çağdaş bir hızlı tren projesi yapmak yerine, mevcut seksen yıllık ray üzerinde giden elli yıllık treni daha hızlı sürmek suretiyle sonuç elde etmeye çalışıyorlar. Haliyle tren devriliyor. O zaman bir hızlı tren almaları ve ona göre ray yapmaları gerektiğini de öğrenmiş oluyorlar. CERN’de protonlar çarpışırken başbakan bir köprülü kavşak açılışında kürsüden millete “muasır medeniyete ulaştığımızı” anlatıyor. İşte icraatlar bunlar…
Şimdi bir seçim yaklaşıyor ve Ak Parti 2001’den beri kamuoyu desteğini en çok kaybettiği noktaya kadar gerilemiş durumda. Ancak bir sorun var, Ak Parti’den kaçan oylar bir yere gitmiyor. Demek ki, geri gelebilir. O halde, uyuyan muhalefeti (uyuyorlar ki iktidardan kaçan oy onlara gidiyor gözükmüyor) bir şekilde uyandırmak lazım. Siyasetin kurtlarını bünyesinde barındıran deneyim zengini Ak Parti şimdi muhalefeti yeniden ringe davet etmenin ve kendine rakip yaratmanın yolunu bu defa referandumla buldu.
Şimdi yeniden Rocky olma zamanı. Nasıl yumruk yedikçe Rocky’ye bir deli kuvveti geliyorsa, bir de bakmışsınız referandum, muhalefet, iptal davaları filan derken Ak Parti de oylarını yüzde 40’a çıkarmış. Olur mu olur… Al sana Rocky 2, Rocky 3, Rocky 4, Rocky 5, Rocky 6…
Üstelik hiç uyanası olmayan muhalefeti de oyuna çekerek ülkede gerçek bir çokseslilik varmış havası da yaratmış oluyorlar, o da hepimize moral oluyor.