About A. Kerem Türkman

This author has not yet filled in any details.
So far A. Kerem Türkman has created 199 blog entries.

KEMAL BEY BAŞLAMADAN BİTTİ

By |2019-05-19T17:35:49+03:0022 December 2010|Blog Yazıları|

Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin kurultay kürsüsünde konuşurken “bu sefer galiba olacak” demiştim kendi kendime. Galiba dedim... Çünkü huydur, bizde iyi giden bir şey mutlaka bozulur. Zaten fazla sürmedi. Kürsüdeki konuşmasını bitirdi, delegeleri selamlarken pazar torbası gibi bir şey yetiştirdiler hemen... İçinden bir kasket çıktı. Ecevit’in kasketi... Onu kafasına taktı... Tamam dedim. [...]

AŞK BOŞLUKLARDAN DOĞAR

By |2013-07-23T19:36:56+03:0017 December 2010|Blog Yazıları|

Frekans nedir bilir misiniz? Sıklık... E ne olmuş sıklıkla ilgili? Çağdaş hastalıkların neredeyse tamamı bu sıklık meselesinden kaynaklanıyor. İnsanın ruhu işte bundan isyanda, kalabalıklar bundan depresyonda, yürekler bu yüzden sağır, gözler kör... Beethoven’ın 9. senfonisini dinlerseniz, ilk bölümün başlangıcındaki nota diziliminin senfoninin bir çok yerinde nasıl tekrar ettiğini ilk dinleyişte [...]

KIZDIRTMAYIM RÜTÜKÜ!

By |2013-07-23T19:35:29+03:0026 November 2010|Blog Yazıları|

RTÜK geçenlerde Türk Malı dizisine “Türkçe’yi bozdukları gerekçesiyle” ikinci kez uyarı cezası vermiş. Bozulan Türkçe’den örnekler vermek gerekirse: - Mikemmel, litfen, bu kadan gibi sözler... O halde ben size bir de şu kelimelerden bahsedeyim: - Uy anamlal. İtoğlusu. Köpoğlusu. Ulam. Yavlum. Türk sipolu. Fitbol. Hağkem. Hani şu efsane Gırgır’ın, efsane [...]

USTA İTMEDEN ÇIRAK DÜŞMEZ

By |2013-09-12T17:57:40+03:0013 November 2010|Çırağın Not Defteri|

- Sayın Sibel Asna’ya sonsuz şükranlarımla- Çocukluğunuzda sizin de başınıza gelmiştir. Bayramdır veya seyrandır, aile büyüklerinden biri evinizi aramıştır ve anneniz sizi çağırıp telefonda onunla konuşmanızı istemektedir. İhtimaldir ki bunun adı her evde “filanca halan sesini duymak istiyor yavrum koş!” olmuştur. Bu zorunlu telefon konuşmaları sırasında ne yeminler etmiştik bir [...]

ÇEK KILICINI

By |2019-05-19T17:35:49+03:009 November 2010|Blog Yazıları|

Sıkı durun! Roman gibi bir mesele anlatacağım. Roman... Bir eser olarak roman... Kendini tanımlayan ifade ile kendisi (isimle cisim) arasında bu kadar fark olan ender gerçekliklerden biri... Sözlüğe göre, “İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Pöff... [...]

DÜNYANIN EN KOLAY İŞİ

By |2013-07-23T19:32:19+03:0020 October 2010|Blog Yazıları|

Dünyada ne kadar çok çeşit yapılacak iş var düşündünüz mü hiç? Bunlardan bir tanesi bence kolaylık, rahatlık ve devamlılık açısından son derece keyifli ve güzel bir iş... Hatta şunu iddia edebilirim ki, ben dünyanın en kolay ve en güzel işinin ne olduğunu buldum! Televizyon yorumculuğu! Nedir bunun kolay tarafı bu [...]

UZAK DUR ENTELEKTÜEL!

By |2013-07-23T19:30:49+03:0014 October 2010|Blog Yazıları|

Entelektüelleri sevmediğimi daha önce yazmıştım sanırım. Bu “anlama” hastalarının genellikle “anladıkları” ile “yaptıkları” arasındaki farklar beni entelektüelliği sevme fikrinden her zaman uzaklaştırmıştır. Anlaşılan ile yapılan arasındaki farkı güzel ahlâkla kapatmaya ise bildiğiniz gibi “erdem” deniliyor. Bir insan ne kadar bilgi sahibi olduğuna göre değil de ne kadar erdem sahibi olduğuna [...]

ÇIRAĞIN KAFAYI KIRIŞI

By |2019-05-19T17:35:49+03:0028 September 2010|Çırağın Not Defteri|

Bugün bazı ayrıntıları hayal gibi hatırlıyorum. “Stand istiyorum ben” dedim. Satışı arayacaksın dediler, aradım. Bana bir stand, son sayıdan yüz adet, bir de eski sayılardan istiyorum elinizde ne varsa diyerek siparişimi tamamladım... Bunları ertesi gün ofise getireceklerdi. Siparişi vermeden önce muhasebeye giderek dergi satınca nasıl fiş kesebileceğimi sormuştum. Bana bir [...]

İSTANBUL NASIL KURTULUR?

By |2019-05-19T17:35:49+03:0026 July 2010|Blog Yazıları|

Çözümü buldum! İstanbul sorunlarından nasıl kurtulur buldum. Okuduğunuz zaman kesinlikle “bu kadar mı basit bir çözüm olabilir, ben nasıl düşünemedim” diyeceksiniz. Zekanızdan şüphe edeceksiniz demiyorum ama kısa bir şaşkınlık yaşayacak, ortaokul ve lise yıllarında kaçırdığınız dersleri şöyle bir gözünüzün önüne getirip durumunuzu sorgulayacaksınız. Ortalama bir Avrupa Birliği ülkesinin sahip olduğu [...]

ÇIRAKLIK BİR BAŞKALDIRIDIR

By |2013-09-12T17:43:31+03:0023 June 2010|Çırağın Not Defteri|

Henüz liseyi bitirmeden, dönemin mizah dergisi Avni’de yazılarım yer almaya başlamış. Okul bitince iş aramak gibi bir derdim yok, ne iş yapacağım belli. Bir dergide ustalarım bana yazmam için bir köşe verdiğinde yaşım henüz 17 olduğundan müthiş bir özgüven kazanmışım. Yine de özgüvene sığınmak istemiyorum, derdim kendimi daha fazla keşfetmek. [...]

Go to Top